Gürcistan Dostluk Derneği
  Faaliyetler
  Dernek Kurulu
Gürcistan
Genel Bilgiler
Tarih
Coğrafya
Din
Dil
Eğitim
Kafkasya
Gürcüce
Yalnızlık
Nazime Nehir Kılıç
____________
სტამბოლში გამართული სიმპოზიუმის შესახებ
Orhan Şardağ Beridze
____________
Geçmişten Geleceğe…...
Kenan Güler
____________
Kardeşlik Kafkaslarda Yeşeriyor 2
Ali Rıza Altunel
____________
Mutluyum Dostlar
Engin Şenol
____________
Batum Aziziye Camii
Murat Kasap
____________
Yıl 1980
Selami Gümüş
____________
Osmanlı Arşiv Kayıtlarında Gürcistan ve Gürcüler Kitabı Üzerine
Mümin Yıldıztaş
____________
h
Yıl 1980
18.10.2011 

Yıl 1980,

Yaşım 9 , ve bu güzel ülkemin bayrağı altında memleketin yemyeşil bir köşesi olan İmerhev vadisinde konuşlanmış bir köyün huzurla akan deresi boyunca kıvrılarak giden toprak yoldan, neşeli bir atmosferde benden birbuçuk yaş büyük olan abimle şakalaşarak okul çıkışı eve doğru koştururken beklenmedik bir anda iki genç yolumuza çıkarak bizi durduruyorlar, yanlarından sıyrılıp geçmeyi denesek te nafile bir elinde benim kulağım diğer elinde abimin ki olmak üzere önüne doğru çekerek yol kenarındaki büyükçe taşa otururken, diğer genç kahkahalarla gülmekte, neler olduğunu anlamadan korkuyla titrereken aşağılayan bir ses tonu ile ve yüzümüze öfkeyle haykırıyor “sizin babanız şucu biz bucular olarak babanızı yaşatmayacağız and içtik, öldüreceğiz ” sözleri ne acıdır ki hala kulaklarımda çınlamakta. Sadece inancının gereği olarak ibadetlerini aksatmayan Babam bilmediğim kavramlarda öteki olmuştu. 9 yaşında bir temiz kalp sizce bilebilir mi kavramlar arasında ki farkı, peki sizce kaç gece kabusum olmuştur babamın öldürüldüğünü gördüğüm sahne. Gerçekleşmese de, bu sahne ruhumda derin yaralar bıraktı maalesef.

Yıl 2011 ,

Yaşım 40, ve ben bilinçli veya bilinçsiz siyasi bir oyunun parçası olduğu kesin, gereksiz bir kaosun cenderesinde yıllarca sıkışmış olmanın acısıyla yöremde yaşanan zengin kültürün izleri peşinde buluyorum kendimi. Kalbime bakıyorum 9 yaşımdaki o temizlik ve saflığa dönmek istediğimi görüyorum  ve o noktadan yeniden başlamak istiyorum. Zihnime gereksiz acılardan ziyade şimdilerde daha yoğun bir şekilde devşirmeye çalıştığım kültür mozayiğimi soluklamak ve hatırlamak istiyorum. 7 yaşına ayak basan ve Bilgi ve İletişim çağının şanslı versiyonu addettiğim oğluma bu gereksiz kavgalardan ziyade, gurur duyduğu, olabildiğince zengin bir kültür geçmişi aktarmak istiyorum.

İstiyorum ki gelecekte ideolojik saplantıları olmasın, Hz. Ali nin deyimiyle öncelikle “İnsanlar içinde bir insan” olduğunun farkına vararak boşa haracanan bir geçmişe hayıflanmak yerine geleceğin rengarenk dünyasına sapasağlam bir mihenk taşı olsun ve geçmişini inkar etmeden varlığını Gürcülüğünün gururu ile yaşasın. İnandığını kendinde yaşarken zengin kültürünü dünyayla paylaşmasını bilen bir neslin efradı olsun.

Kur’an-i Kerim Hucurat süresi 13. Ayette de buyrulduğu gibi;               “Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık.” Burada “birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere” ayrıldığımız bariz bir şekilde belirtilirken üstünlük milliyete addedilmemiştir fakat milliyetini sevme ve kaynaşmaya bir işaret olarak diğer milletleri aşağılamadan ,Ortak paydası bu kadar zengin bir kültürde kıtalar arası birleşebilen ve damarlarında ki her zerresinde bunu  gururuna yansıtabilmekte bir beis yoktur kanımca.

Geçtiğimiz yıl Gürcistan’dan ve Türkiye’den kilometrelerce uzak bir ülkede Kazablanka’nın bir gösteri salonunda Arapların ayakta, alkışları hiç durmadan izlediği Gürcistan folklor ekibinin gösterisinde bende oturamamış ve gösteri boyunca “bende bir gürcüyüm” diye içimdeki ses haykırıp durmuştu, o an o coşkun heyecanı veren ne inancım ne de ideolojimdi. Ne onlar benim dinimi sormuştu nede ben onların yaşantısını sorgulamıştım. Gösteri sonunda beni sahneye fırlatan ve futursuzca kucaklaştığım tanımadığım bu şahıslarla iki kelimelik ortak dilim ve folklorum olmuştu birleştiren.

Son söz olarak derim ki; Kaldırın yapay mesafeleri, ruh coğrafyamızın barıştırıcı nefesini soluklayın ve örnek olun bu kadar dağınıkken bir olabilmenin coşkusuyla, utanç duvarlarının bir bir yıkıldığı günümüz dünyasına.

Saygılarımla.

(Bu yazı 16.10.2011 tarihli “1.GÜRCÜ ÇALIŞTAYI” programında sunulmak üzere yazarımız tarafından kaleme alınmıştır.)

 

Okunma Sayısı:  5409
Yazıyı Kaleme Alan :  Selami Gümüş

YAZIYA AİT YORUMLAR
h
15.8.2013 15:37:34 
Gerçekten güzel bir yazı dizisi olmuş. Okurken duygulanmamak elde değil. Aslında kavramımız Gürcü, Laz, Türk değildir. Milliyetçi düşünceden ziyade önemli olan içimizdeki yaşama hevesini en üst düzeyde çıkararak birlikte varolabilmektir.
BU YAZIYA YORUM YAZINIZ
IP Numaranız 54.224.164.166
Adınız Soyadınız
Email Adresiniz:
Görüşleriniz:
Limit: Yazacağınız karakter 1000 i geçmemeli
Güvenlik Kodunu Giriniz: 21931